09 Aralık 2009 Çarşamba

KOZMETİKÇİ DAMLA VE NUTELLACI KARYA




Daha önce bahsetmiştim Damla'nın benim kremlerimle nasıl uğraştığını.İşte ispatı.
Diğerleride kızların ortak çikolata tutkusunu gösteriyor.Tıpkı ben:))

04 Aralık 2009 Cuma

BUGÜNLERDE

Kızlar acaip hareketlendiler.Ve her istediklerinin olması için de sürekli ağlama modundalar.
Evde anane ve babane olunca da bu amaçlarına kolaylıkla ulaşıyorlar.Bugünlerde benim kremlerime takmış durumdalar.Geçen akşam babalarıyla banyoda diş fırçalarken benim Dior göz makyajı temizleme kremimi almış Damla.Bende ağzı kapalı ve pompalı olduğu için ses çıkarmadım.Aradan biraz zaman geçince ne göreyim bizim kız bunu el kremi olarak kullanmıyor mu? Zaten az kalmış içinde, ee bugünlerde de daha ay başına çok olduğu için hemen uçtum üzerine aldım elinden.Vay efendim senmisin alan.Bir krize girdiki kız sormayın gerisini.Susturabilmek ne mümkün.Eline başka şeyler veriyorum ama nafile.Sonra aklıma geldi.Ufak bi kaç tester krem vardı elimde.Onları verdim ikisinin eline de.Kapaklarını da açtık tabi.Dedim hadi gidin ananeyle babanenin eline sürün.Bunlar kayboldular yanımdan.Karya ortalıkta ama Damla yok.Baktım çadırın içinde hiççç sesi çıkmıyo hatunun.Bi bakayım dedim ne var ne yok.Bakmamla gözlerim yuvalarından fırlayacaktı nerdeyse.
Damlanın eli yüzü, ağzı burnu, kaşı gözü, saçı kulağı aklınıza gelebilecek bilumum yerleri krem içinde.ee siz tahmin edin gerisini.
Birde benim nemlendirici kremim hoşlarına gidiyor.Ben sürerken onlarda aynı benim sürdüğüm gibi yanaklarına ve boyunlarına sürüyorlar.Dün akşam ben eve gelmeden yine kremlenmiş kokoşlar.Nasıl para yetiştiricem ben bu kızlara bilmem.Daha iki yaşında bu sıpalar.Şimdiden nemlendirici sevdasındalar, ileride nasıl olacaklar kim bilir.
Bu arada her geçen gün kelime dağarcığımız artıyor demiştim ya.
İşte iki kelime daha.Ama bunlar aklımda kalanlar.Şemsiyeye ne dediğini, nasıl dediğini bir türlü hatırlayamadım.Aklıma geldikçe yazarım.
Karya;
Ade-Adam
Kale-Krem

01 Aralık 2009 Salı

DENEME

Blogspotta sorun var mı diye bakıyorum.Bir arkadaşım yeni kayıt açamıyomuş da.

GEÇMİŞ BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN.......

Büyüklerimizin ellerinden öpüyor,
küçüklerimize de ellerimizi öptürüyoruz:))))))
Bayram fotolarımız sonra.
Bayramda neler yaptık.Bol bol el öptük.Gezdik, tozduk v.s.Ama hiççç dinlenemedik.
Sanırım Damla Terrible two'da.(Bayılıyorum bu kelimeye.Zar zor ezberledim de.Çat pat olan ingiliscemi böylelikle de geliştiriyom)
inatlaşmalar ve ağlama krizleriyle başbaşayız.Hele ben ona kızdığımda ve onun alınganlığı üstündeyse..dudaklarını büzüp bana karşı çıkması birşeyler söylemesi bitiriyor beni.Sırf o halini göreyim diye kuzuma masusçuktan da kızdığım oluyo hani.Alıp içime sokasım geliyo onu öyle görünce.Anlatmayla olmuyor ki görülmesi lazım.Bir gün yakalarsam çekeyim de yayınlayayım.
Karya zaten başlı başına bir alem.Tam bir komedi.Evde bizi gülmekten öldürüyor neredeyse.
Damla tam bir yaramazlık abidesi, Karya ise komedyen.
Bu aralar her kelimeyi söylemeye başladılar.Karya'dan inciler..
babaanne-babade
aaaççç-ağaç
bebiii-bebek
memi-emzik
kekkk-kek
fütttt-süt
gayı-dayı
gaye-kalem
nana-bezbebek
Damla'dan inciler
memme-battaniye
nenne-anane
baaa-anne
babaye-babaanne
nana-bezbebek

24 Kasım 2009 Salı

TÜM ÖĞRETMENLERİMİZİN ÖĞRETMENLER GÜNÜNÜ KUTLUYORUM.

Başta eşimin ablası, kızlarımın halası ve benim biricik dostum Sıdıka ve eşi Ertuğrul, sevgili dayım Halis, kuzenim Eren ve yeğenim Pınar....
veeeeeeeee tüm öğretmenlerimiz olmak üzere.....

İYİ Kİ VARSINIZ.....

23 Kasım 2009 Pazartesi

SÖZE GEREK YOK...

İkizlerin yaramazlıklarını kelimelerle anlatmama gerek yok sanırım.
Bu fotolar her şeyi anlatıyor dimi.





19 Kasım 2009 Perşembe

HASTAYIZ

Dün sabah evden aradılar KArya'nın burnu akıyor ne yapalım diye.Dedim ateş var mı? Dediler yok.ee o zaman peditus verin bakalım.Ama ara ara yoklayın ha ateşi varmı diye.
Akşam üstü tesadüfen aradım evi.Bir şey sorucam.NApıyonuz diyorum, Karya'nın ateşi çıktı diyorlar bana.Ateş düşürücü verdiniz mi diyorum evet diyorlar.İçimi bir sıkıntı kaplıyor.Daralıyorum birden.Geçen ayda hastalanmışlardı ama bu kez sanki durum farklı.Allah korusun domuz gribi mi olduk acaba diye endişeleniyorum.gerçi geçen ay hastalandığımızda domuz gribi olmamız daha yüksek bir olasılık ama nedense şimdi panik oluyorum işte.O arada ikizanneleri@googlesgroupes dan üçüz annesi olan doktor arkadaşımla mailleşme trafiği yaşıyoruz.Ben soruyorum o cevaplıyor. Mesaimin bitmesine 5 dakika var ama duramıyorum ki işyerinde.Atıyorum kendimi dışarıya.Bir an önce eve gitmek istiyorum.Bir an önce kızımı görmek istiyorum ne halde diye.Çünkü son yarım saatte tam 5 kez evi arıyorum nasıl diye ve bana en sonunda duşa soktuklarını söylüyorlar.Durmam ne mümkün.Eve varmak ne kadar uzun sürüyormuş meğer.Daha önce hiç farketmemişim bu uzaklığı.Bizi engelleyen diğer arabalara gıcık oluyorum bu arada.Hatta yanan kırmızı ışıklara bile içimden sövüyorum.Arabada konuşuluyor ama ben konuşulanları duymuyorum bile.Çünkü bütün sinirler tepemde.Konuşulan her şey batıyor bana nedense.Aklım kızımda.Ya ateşi çok yükselirse.Ya duyduklarım gibi 40-41 lere çıkarsa.O minicik bedeni nasıl dayanır bu kadar yüksek ateşe.Allahım sen yardım et ne olur.
Neyse ki sonunda eve varıyoruz eşimle.Allahtan asansör yakında da hemen geliyor.Bizim katta iniyoruz ve bakıyorum ki bizim kapı açık.Karya ve babaannesi kapıda bizi karşılıyor.Ohhh çok şükür kızımın ateşi düşmüş.İyi görünüyor.Gözler kıpkırmızı ve baygın ama yine de iyi gibi.
Soru bombardımanına başlıyorum hemen.Sabahtan ateşi varmıydı, öksürüyormuydu, kustumu, ishalmi v.b.Yok benim sorduğum belirtilerin hiç birisi yok.Duramıyorum kızıma soruyorum annecim neren ağrıyor diye.O küçücük eliyle başını gösteriyor bana.Öpüyorum, sarılıyoruz.Sonra Damla geliyor yanıma özledin mi annecim beni diyorum hıııı diyor ve onunla da sarılıyoruz.Hatta sırtıma bile vuruyor kızım.
Aradan biraz zaman geçiyor, bakıyorum KAryanın ateşi tekrar yükselmeye başlıyor ben yine panik.Önceki şuruptan sonra aradan 4 saat geçmiş.Yarım saat içinde neredeyse 1 derece artıyor ateş.tekrar şurup veriyorum ve yatırıyorum artık gece uykusuna.Gece yanımda yatırıyorum ve sürekli kontrol ediyorum.Elim sürekli alnında ve boynunda geziniyor, en ufak bir şüphede ateşini ölçücem,derece de iki farklı derece yastığımın altında duruyor.Neyse ki gecenin saat üçüne kadar ateşlenmiyor bir daha.Aradan yaklaşık 6 saat geçmiş ve bakıyorum ufak ufak sinyal geliyor.Tekrar ateş düşürücü veriyorum ama pazarlıkla tabi.HAdi kızım iç kızım, bak içmessen iyileşmessin, e tamam o zaman ben gideyim v.b şeklinde.Sonunda ikna oluyor ve içiyor çok şükür ki ateşte bir daha gelmiyor.Ama sabah işe gelmek için hazırlanırken ikiside uyanıyor sabahın köründe.Ve karya ağlamaya başlıyor.Damla tıpkı benim gibi.Birisi tepki verdiğinde nasılsa tepki verildi diye hiçç oralı olmuyor.Karya ya anlatıyorum, işe gitmem gerek, para kazanmam gerek, al bak sen bunu sakla akşama geldiğimde alıcam falan filan.Yokkk mümkün diil ikna olması...
Halbuki ben kızıma yalan söylemek istemiyorum evden kaçarak da çıkmak istemiyorum ama bugün mecbur kaldım yalan söylemeye.ee o zaman ben bi wc ye gideyim dedim ve çıktım evden.Ama o da anladı ki arkamdan hiç ağlamamış.Neyse işte böyle.